İçeriğe geç
Sunni Islam Rehberlik, ibadet araçları ve güvenilir kaynaklar
21

Sahîh-i Müslim

The Book of Transactions

157 hadis

Sahîh-i Müslim 3801

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ، حَبَّانَ عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b, Yahya b. Habbân'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mülâmese ile münâbezeden nehî buyurdular.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 1
Sahîh-i Müslim 3802

وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ ‏.‏

{…} Bize Ebû Kureyb ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti

Kaynak: Kitap 21, Hadis 2
Sahîh-i Müslim 3803

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، كُلُّهُمْ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah b. Ömer'den, o da Hubeyb b. Abdirrahmân'dan, o da Hafs b. Âsım'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti

Kaynak: Kitap 21, Hadis 3
Sahîh-i Müslim 3804

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - عَنْ سُهَيْلِ، بْنِ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏

{…} Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkûb yâni İbni Abdirrahmân, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti

Kaynak: Kitap 21, Hadis 4
Sahîh-i Müslim 3805

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو، بْنُ دِينَارٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ مِينَاءَ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ نُهِيَ عَنْ بَيْعَتَيْنِ، الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏ أَمَّا الْمُلاَمَسَةُ فَأَنْ يَلْمِسَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا ثَوْبَ صَاحِبِهِ بِغَيْرِ تَأَمُّلٍ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا ثَوْبَهُ إِلَى الآخَرِ وَلَمْ يَنْظُرْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا إِلَى ثَوْبِ صَاحِبِهِ‏.‏

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Dînâr, Ata' b. Mînâ'dan naklen haber verdi. Amr Atâ'yı Ebû Hureyre'den naklen rivayet ederken dinlemiş. Ebû Hureyre şunları söylemiş : «İki nevi' satış yasak edildi: Mülâseme ile münâbeze. Mülâmese: Alanla satandan her birinin hiç düşünmeden diğerinin elbisesine dokunması (ile); münâbeze ise her birinin elbisesini diğerine atması ve hiç birinin arkadaşının elbisesine bakmaması (suretiyle yapılan satış) dır.» İzah 1512 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 5
Sahîh-i Müslim 3806

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ، وَهْبٍ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ، الْخُدْرِيَّ قَالَ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعَتَيْنِ وَلِبْسَتَيْنِ نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ فِي الْبَيْعِ ‏.‏ وَالْمُلاَمَسَةُ لَمْسُ الرَّجُلِ ثَوْبَ الآخَرِ بِيَدِهِ بِاللَّيْلِ أَوْ بِالنَّهَارِ وَلاَ يَقْلِبُهُ إِلاَّ بِذَلِكَ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ بِثَوْبِهِ وَيَنْبِذَ الآخَرُ إِلَيْهِ ثَوْبَهُ وَيَكُونُ ذَلِكَ بَيْعَهُمَا مِنْ غَيْرِ نَظَرٍ وَلاَ تَرَاضٍ ‏.‏

Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele b. Yâhyâ rivayet ettiler. Lâfız Harmele'nindir. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkas haber verdi ki, Ebû Saîd-i Hudrî şunları söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi iki (nev'i) satış ve iki (nev'i) giyinişten nehyetti. Satışta mülâmese ile müııâbezeden nehî buyurdu. Mülâmese: Bir kimsenin geceleyin yahut gündüzün eliyle başkasının elbisesine dokunması ve onu ancak bu suretle kabul etmesidir. Münâbeze ise: İki kimsenin elbiselerini elleriyle birbirlerine atması; ve bakmadan, rızâ göstermeden bunun satış sayılmasıdır

Kaynak: Kitap 21, Hadis 6
Sahîh-i Müslim 3807

وَحَدَّثَنِيهِ عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

{…} Bana bu hadîsi Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Yakûb b. İbrâhîm b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbni Şihâb'dan naklen bu isnâdla rivayette bulundu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 7
Sahîh-i Müslim 3808

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الْحَصَاةِ وَعَنْ بَيْعِ الْغَرَرِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Yahya b. Saîd ve Ebû Usâme, Ubeydullah'dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ebu'z-Zinâd, A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şunu söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taş atımı satışı ile aldatma satışını yasak etti.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 8
Sahîh-i Müslim 3809

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ، سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ بَيْعِ حَبَلِ الْحَبَلَةِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da Abdullah'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, gebe devenin yavrusunun gebeliğine kadar şartıyla yapılan satıştan nehî buyurmuş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 9
Sahîh-i Müslim 3810

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ يَتَبَايَعُونَ لَحْمَ الْجَزُورِ إِلَى حَبَلِ الْحَبَلَةِ ‏.‏ وَحَبَلُ الْحَبَلَةِ أَنْ تُنْتَجَ النَّاقَةُ ثُمَّ تَحْمِلَ الَّتِي نُتِجَتْ فَنَهَاهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize Yahya yâni el-Kattân, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «Câhiliyet devri insanları deve etlerini birbirlerine gebe devenin yavrusu gebe kalıncaya kadar (va'de ile) satarlardı. Gebe devenin yavrusunun gebeliği(nden murâd :) devenin doğurması, sonra doğurduğu yavrunun da gebe kalmasıdır. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müslümanları bundan nehî buyurdu.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 10
Sahîh-i Müslim 3811

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nafi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bâzınız bâzınızın satışı üzerine satış yapmasın!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 11
Sahîh-i Müslim 3812

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعِ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ وَلاَ يَخْطُبْ عَلَى خِطْبَةِ أَخِيهِ إِلاَّ أَنْ يَأْذَنَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize Yahya, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Nâfi', İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Bir kimse dîn kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın, onun dünürlüğü üzerine dünür göndermesin! Dîn kardeşi kendisine izin verirse o başka!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 12
Sahîh-i Müslim 3813

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَسُمِ الْمُسْلِمُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail yâni İbni Ca'fer, Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Müslüman bir kimse dîn kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 13
Sahîh-i Müslim 3814

وَحَدَّثَنِيهِ أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْعَلاَءِ، وَسُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي، صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ الدَّوْرَقِيِّ عَلَى سِيمَةِ أَخِيهِ ‏.‏

Bana bu hadîsi Ahmed b. İbrahim ed-Devrakî de rivayet etti. (Dediki): Bana Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ala' ile Süheyl'den, onlar da babalarından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet etti. H. Bize bu hadisi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Adiy yâni İbni Sâbit'ten, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Bir kimsenin dîn kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını yasak etmiş. Devrakî'nin rivayetinde «Dîn kardeşinin sîmesi üzerine...» denilmiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 14
Sahîh-i Müslim 3815

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ لِبَيْعٍ وَلاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ وَلاَ تَنَاجَشُوا وَلاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلاَ تُصَرُّوا الإِبِلَ وَالْغَنَمَ فَمَنِ ابْتَاعَهَا بَعْدَ ذَلِكَ فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ بَعْدَ أَنْ يَحْلُبَهَا فَإِنْ رَضِيَهَا أَمْسَكَهَا وَإِنْ سَخِطَهَا رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e: Ebü'z-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Binek gelenler satış için karşılanmaz! Birbirimizin satışı üzerine satış yapmayınız, müşteri kızıştırmayın! Şehirli köylü nâmına satış yapmasın! Develerle koyunların sütlerini memelerinde biriktirmeyin! Böyle yaptıktan sonra o hayvanları satın alan, onları sağdıktan sonra iki re'yden birinde muhayyerdir. Razı olursa kabul eder; olmazsa hayvanı bir ölçek hurma ile birlikte iade eyler.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 15
Sahîh-i Müslim 3816

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي لِلرُّكْبَانِ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَأَنْ تَسْأَلَ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا وَعَنِ النَّجْشِ وَالتَّصْرِيَةِ وَأَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Adîy yâni İbni Sâbit'ten, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) binek gelenleri karşılamayı, şehirlinin köylü nâmına satış yapmasını, kadının kız kardeşinin boşanmasını istemesini, müşteri kızıştırmayı, hayvan sütünü memede biriktirmeyi ve bir kimsenin dîn kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlıkta bulunmasını nehî buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 16
Sahîh-i Müslim 3817

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، ح وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا وَهْبُ، بْنُ جَرِيرٍ ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالُوا، جَمِيعًا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ فِي حَدِيثِ غُنْدَرٍ وَوَهْبٍ نُهِيَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الصَّمَدِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ مُعَاذٍ عَنْ شُعْبَةَ ‏.‏

{…} Bu hadîsi bana Ebû Bekr b. Nâfi de rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder rivayet etti. H. Bize bunu Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. H. Bize Abdülvâris b. Abdissamed de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi: Bize Şu'be bu isnâdla rivayette bulundu, demişlerdir. Gunder ile Vehb'in rivayetlerinde: «Nehyedildi» denilmiş; Abdüssamed rivayetinde ise: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu.» ifâdesi kullanılmış; hadîs, Muâz'ın Şu'be'den naklettiği tarzda rivayet olunmuştur. İzah 1516 da

Kaynak: Kitap 21, Hadis 17
Sahîh-i Müslim 3818

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ النَّجْشِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e ; Nâfi'den dinlediğim, onun da îbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müşteri kızıştırmaktan nehî buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 18
Sahîh-i Müslim 3819

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ تُتَلَقَّى السِّلَعُ حَتَّى تَبْلُغَ الأَسْوَاقَ ‏.‏ وَهَذَا لَفْظُ ابْنِ نُمَيْرٍ ‏.‏ وَقَالَ الآخَرَانِ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Biae İbni Ebî Zaide rivayet etti. H. Bize ibni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yâni İbni Saîd rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu ravilerin hepsi Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da ibni Ömer' den naklen rivayet etmişlerdir ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pazara gelmeden malların karşılanmasını nehî buyurmuştur. Hadîsin lâfzı ibni Numeyr'indir. Öteki râviler: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) karşılamadan nehî buyurdu.» demişlerdir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 19
Sahîh-i Müslim 3820

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ مَهْدِيٍّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏

{…} Bana Muhammed b. Hatim ile İshâk b. Mansûr hep birden ibni Mehdî'den, o da Mâlik'den, o da Nâfi'den, o da îbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen, İbni Numeyr'in Ubeydullah'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundular. İzah 1519 da

Kaynak: Kitap 21, Hadis 20
Sahîh-i Müslim 3821

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُبَارَكٍ، عَنِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي، عُثْمَانَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ تَلَقِّي الْبُيُوعِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek, Teymî'den, o da Ebû Osman'dan, o da Abdullah (b. Mes'ûd) dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki, Satılık malları karşılamaktan nehî buyurmuşlar. İzah 1519 da

Kaynak: Kitap 21, Hadis 21
Sahîh-i Müslim 3822

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُتَلَقَّى الْجَلَبُ ‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym, Hişâm'dan, o da İbni Sîrîn'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) celeb malları karşılamaktan nehî buyurdu.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 22
Sahîh-i Müslim 3823

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي هِشَامٌ، الْقُرْدُوسِيُّ عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَلَقَّوُا الْجَلَبَ ‏.‏ فَمَنْ تَلَقَّاهُ فَاشْتَرَى مِنْهُ فَإِذَا أَتَى سَيِّدُهُ السُّوقَ فَهُوَ بِالْخِيَارِ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Süleyman, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Hişâm el-Kurdûsi, İbni Sîrîn'den naklen haber verdi. Demişki: Ben Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Celeb malı karşılamayın; kim karşılar da ondan bir şey satın alırsa, sahibi pazara geldiği vakit muhayyer olur.» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 23
Sahîh-i Müslim 3824

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ زُهَيْرٌ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Saîd b. Müseyyeb'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref eden Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şehirli bedevî nâmına satış yapmasın!» buyurmuşlar. Züheyr: «Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet olundu ki: Şehirlinin bedevî nâmına satış yapmasını nehî buyurmuşlar.» dedi. İzah 1523 te

Kaynak: Kitap 21, Hadis 24
Sahîh-i Müslim 3825

وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا قَوْلُهُ حَاضِرٌ لِبَادٍ قَالَ لاَ يَكُنْ لَهُ سِمْسَارًا

Bize ishâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, İbni Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi, ibni Abbâs şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pazara binek gelenleri karşılamaktan ve şehirlinin bedevi nâmına satış yapmasından nehî buyurdu.» Râvî (Tâvûs) demiş ki: «İbni Abbâs'a : Şehirlinin bedevi namına sözünün mânâsı nedir? dedim. — Ona simsar olmasın (demektir), cevâbını verdi. İzah 1523 te

Kaynak: Kitap 21, Hadis 25
Sahîh-i Müslim 3826

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ دَعُوا النَّاسَ يَرْزُقِ اللَّهُ بَعْضَهُمْ مِنْ بَعْضٍ‏"‏ ‏.‏ غَيْرَ أَنَّ فِي رِوَايَةِ يَحْيَى ‏"‏ يُرْزَقُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. H. Bize Ahmed b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den rivayet etti, Câbir göyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şehirli bedevi nâmına satış yapmasın! Bırakın insanları Allah birbirlerinden rızıklandırsın!» buyurdular. Ancak Yahya'nın rivayetinde: «Rızıklandırılsın» denilmiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 26
Sahîh-i Müslim 3827

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 1523 te

Kaynak: Kitap 21, Hadis 27
Sahîh-i Müslim 3828

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ، بْنِ مَالِكٍ قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ وَإِنْ كَانَ أَخَاهُ أَوْ أَبَاهُ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym, Yûnus'dan, o da İbni Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş : «Şehirlinin kardeşi veya babası da olsa bedevî namına satış yapması bize yasak edildi.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 28
Sahîh-i Müslim 3829

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ،ح ‏.‏ وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ نُهِينَا عَنْ أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Ebî Adiy, İbni Avn'dan, o da Muhammed'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz rivayet îtti. (Dediki): Bize İbni Avn, Muhammed'den rivayet etti. (Demişki): Enes b. Mâlik şunu söyledi: «Şehirlinin bedevî nâmına satış yapması bize yasak edildi.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 29
Sahîh-i Müslim 3830

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَلْيَنْقَلِبْ بِهَا فَلْيَحْلُبْهَا فَإِنْ رَضِيَ حِلاَبَهَا أَمْسَكَهَا وَإِلاَّ رَدَّهَا وَمَعَهَا صَاعٌ مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvûd b. Kays, Mûsâ b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim süt'ü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa, hemen onu götürüp sağsın! Eğer sütünden memnun kalırsa mülkünde bırakır; aksi takdirde hayvanı, beraberinde bir ölçek kuru hurma ile iade eder.» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 30
Sahîh-i Müslim 3831

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ فِيهَا بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ إِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ رَدَّهَا وَرَدَّ مَعَهَا صَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkûb yâni İbni Abdirrahmân el-Kaarî, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Her kim süt'ü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa üç gün muhayyerdir; onu isterse mülkünde tutar; dilerse iade eder; beraberinde bir ölçek de kuru hurma iade eder.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 31
Sahîh-i Müslim 3832

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ جَبَلَةَ بْنِ أَبِي رَوَّادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، - يَعْنِي الْعَقَدِيَّ - حَدَّثَنَا قُرَّةُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فَإِنْ رَدَّهَا رَدَّ مَعَهَا صَاعًا مِنْ طَعَامٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏‏.‏

Bize Muhammed b. Amr b. Cebele b. Ebî Revvâd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âmir yâni el-Akadî rivayet etti. (Dediki): Bize Kurre, Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Her kim sütü biriktirilmiş bir koyun satın alırsa üç gün muhayyerdir; şayet iade ederse onunla birlikte buğday olmayan bir ölçek zahire de iade eder.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 32
Sahîh-i Müslim 3833

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ إِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Eyyub'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sütü biriktirilmiş bîr koyun satın alırsa, iki görüş arasında muhayyerdir. isterse mülkünde tutar; dilerse hayvanı ve bîr ölçek buğday değil, kuru hurma iade eder.» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 33
Sahîh-i Müslim 3834

وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ أَيُّوبَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى مِنَ الْغَنَمِ فَهُوَ بِالْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb, Eyyûb'dan bu isnâdla rivayette bulundu. Yalnız o: «Her kim koyun satın alırsa o kimse muhayyerdir.» dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 34
Sahîh-i Müslim 3835

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا مَا أَحَدُكُمُ اشْتَرَى لِقْحَةً مُصَرَّاةً أَوْ شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ بَعْدَ أَنْ يَحْلُبَهَا إِمَّا هِيَ وَإِلاَّ فَلْيَرُدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmâm: Ebû Hureyre'nin Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bize rivayet ettiği şudur, diyerek bir takım hadîsler zikretmiş ezcümle şunu söylemiştir: Ebû Hureyre dediki : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz memesinde süt'ü biriktirilen yeni doğurmuş bir deve yahut sütü biriktirilen bir koyun satın alırsa, onu sağdıktan sonra iki görüş arasında muhayyerdir. Ya hayvanı alsın yahut onu bir ölçek kuru hurma ile birlikte iade etsin!» buyurdu. İzah için buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 35
Sahîh-i Müslim 3837

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، وَقُتَيْبَةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâmmâd b. Zeyd rivayet etti. H. Bize Ebu'r-Rabî' el-Atekî ile Kuteybe de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad, Amr b. Dinar'dan, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamiyle teslim almadıkça satmasın!» buyurmuşlar. İbni Abbâs: «Zannederim her şey bunun gibidir.» demiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 36
Sahîh-i Müslim 3838

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ، أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، - وَهُوَ الثَّوْرِيُّ - كِلاَهُمَا عَنْ عَمْرِو، بْنِ دِينَارٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

{…} Bize İbni Ebî Ömer ile Ahmed b. Abde rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Süfyân yâni Sevrî'den rivayet etti. Her iki râvi Amr b. Dinar'dan bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 37
Sahîh-i Müslim 3839

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ بِمَنْزِلَةِ الطَّعَامِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Küreyb ve İshâk b. İbrâhîm rivâyet ettiler. İshâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Vekî', Süfyân'dan o da İbn Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbn Abbâs'dan naklen rivâyet etti, dediler. İbn Abbâs şunu söylemiş Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): kim bir yiyecek safın alırsa, onu ölçmeden satmasın!»buyurdular. diyor ki: «İbn Abbâs'a: Niçin? diye sordum. Görmüyor musun, altınla alış veriş yapıyorlar, yiyecek ise muahhar; dedi.» Küreyb (mürce') kelimesini söylemedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 38
Sahîh-i Müslim 3840

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nabî rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da ibni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamen tesellüm etmedikçe satmasın!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 40
Sahîh-i Müslim 3841

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كُنَّا فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبْتَاعُ الطَّعَامَ فَيَبْعَثُ عَلَيْنَا مَنْ يَأْمُرُنَا بِانْتِقَالِهِ مِنَ الْمَكَانِ الَّذِي ابْتَعْنَاهُ فِيهِ إِلَى مَكَانٍ سِوَاهُ قَبْلَ أَنْ نَبِيعَهُ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum, İbni Ömer: «Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yiyeceği satın alır da, onu satmadan evvel aldığımız yerden başka bir yere götürmemizi emredecek birini bize gönderirdi.» demiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 41
Sahîh-i Müslim 3843

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ وَيَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed, Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim bîr yiyecek satın alırsa, onu tamamiyle tesellüm edîp eline almadan satmasın!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 43
Sahîh-i Müslim 3844

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، وَقَالَ عَلِيٌّ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Alî b. Hucr rivayet ettiler. Yahya: Bize İsmail b. Ca'fer haber verdi, dedi. Ali ise: (Bize İsmail, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti.) ifâdesini kullandı. Abdullah b. Dînâr, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim bîr yiyecek satın alırsa, onu teslim almadan satmasın!» buyurmuşlar. İzah 1529 da

Kaynak: Kitap 21, Hadis 44
Sahîh-i Müslim 3847

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ أَبَاهُ، قَالَ قَدْ رَأَيْتُ النَّاسَ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا ابْتَاعُوا الطَّعَامَ جِزَافًا يُضْرَبُونَ فِي أَنْ يَبِيعُوهُ فِي مَكَانِهِمْ وَذَلِكَ حَتَّى يُئْوُوهُ إِلَى رِحَالِهِمْ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ أَبَاهُ كَانَ يَشْتَرِي الطَّعَامَ جِزَافًا فَيَحْمِلُهُ إِلَى أَهْلِهِ ‏.‏

(Bana Harmele b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize İbn Vehb rivâyet etti. ki): Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan naklen haber verdi. ki): Bana Salim b. Abdillâh haber verdi ki, babası şunu söylemiş: insanları Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) devrinde görmüşümdür. Yiyeceği göz karariyle satın alırlarsa, bulundukları yerde sattıklarından dolayı dayak yerlerdi. Bu hâl onu evlerine götürünceye kadar devam ederdi. Şihâb Şöyle dedi: «Bana Ubeydullah b. Abdillâh b. Ömer rivâyet etti ki, babası yiyeceği göz karariyle satın alır; müteakiben evine götürürmüş.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 46
Sahîh-i Müslim 3848

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنِ اشْتَرَى طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَكْتَالَهُ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏"‏ مَنِ ابْتَاعَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Zeyd b. Hubâb, Dahhâk b. Osman'dan, o da Bükeyr b. Abdillâh b. Eşecc'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa onu ölçmeden satmasın!» buyurmuşlar. Ebû Bekr'in rivayetinde (iştira yerine) «ihtiyâ'» kelimesi kullanılmıştır

Kaynak: Kitap 21, Hadis 47
Sahîh-i Müslim 3849

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ، بْنُ عُثْمَانَ عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ لِمَرْوَانَ أَحْلَلْتَ بَيْعَ الرِّبَا ‏.‏ فَقَالَ مَرْوَانُ مَا فَعَلْتُ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَحْلَلْتَ بَيْعَ الصِّكَاكِ وَقَدْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الطَّعَامِ حَتَّى يُسْتَوْفَى ‏.‏ قَالَ فَخَطَبَ مَرْوَانُ النَّاسَ فَنَهَى عَنْ بَيْعِهَا ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ فَنَظَرْتُ إِلَى حَرَسٍ يَأْخُذُونَهَا مِنْ أَيْدِي النَّاسِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Haris El-Mahzûmî haber verdi. (Dediki): Bize Dahhâk b. Osman, Bükeyr b. Abdillâh b. Eşecc'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Ebû Hureyre Mervan'a : — Sen ribâ satışını helâl yaptın; demiş. Mervân : — Ne yapmışım? diye sormuş. Ebû Hureyre : — Sened satışıny helâl yaptın; halbuki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tesellüm etmeden yiyecek satmayı yasak etmişti; cevâbını vermiş. Râvi diyorki: «Bunun üzerine Mervân halka hutbe îrâd ederek sened satışını yasakladı.» Süleyman (b. Yesâr): «Ben muhafızların bu senedleri halkın elinden aldıklarını gördüm.» demiş. İzah 1529 da

Kaynak: Kitap 21, Hadis 48
Sahîh-i Müslim 3850

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا ابْتَعْتَ طَعَامًا فَلاَ تَبِعْهُ حَتَّى تَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr rivayet ettiki, Câbir b. Abdillâh/ı şunu söylerken işitmiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir yiyecek satın alırsan, onu tamamen teesllüm etmedikçe satma!» buyururlardı

Kaynak: Kitap 21, Hadis 49
Sahîh-i Müslim 3851

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ جُرَيْجٍ، أَنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الصُّبْرَةِ مِنَ التَّمْرِ لاَ يُعْلَمُ مَكِيلَتُهَا بِالْكَيْلِ الْمُسَمَّى مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bana Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Velıb haber verdi. (Dediki): Bana İbni Cüreyc rivayet etti. Ona da Ebu'z-Zübeyr haber vermiş. Demişki: Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işittim : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kilesi bilinmeyen kuru hurma yığınını, ölçeği belli kuru hurma ile satmaktan nehî buyurdu.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 50
Sahîh-i Müslim 3852

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ مِنَ التَّمْرِ ‏.‏ فِي آخِرِ الْحَدِيثِ ‏.‏

{…} Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. O da Câbir b. Abdillâh'ı yukarıkî hadîste olduğu gibi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu...» derken işitmiş. Yalnız o, hadîsin sonundaki «Kuru hurma» tâbirini zikretmemiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 51
Sahîh-i Müslim 3853

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ عَلَى صَاحِبِهِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Alış veriş yapanlar birbirlerinden ayrılmadıkça, biri diğerine karşı muhayyerdir. Yalnız muhayyerlik şartiyle yapılan satış müstesna!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 52
Sahîh-i Müslim 3854

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَهُوَ الْقَطَّانُ ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عُبَيْدِ، اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ - جَمِيعًا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى، بْنُ سَعِيدٍ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ نَحْوَ حَدِيثِ مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ ‏.‏

{…} Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya yâni El-Kattân rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbnİ Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuşlardır. H. Bana Züheyr b. Harb ile Aliy b. Hucr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmâîl rivayet eyledi. H. Bize Ebu'r-Rabî' ile Ebu Kâmil dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd rivayet etti. Bunlar toptan Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuşlardır. H. Bize İbni Müsennâ ile İbni Ebî Ömer de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. (Dediki): Ben Yahya b. Saîd'den dinledim H. Bize İbni Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk haber verdi. Bunların ikisi de Nâfi'den, o da îbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'den naklen Mâlik'in Nâfi'den naklettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır

Kaynak: Kitap 21, Hadis 53
Sahîh-i Müslim 3855

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الرَّجُلاَنِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَكَانَا جَمِيعًا أَوْ يُخَيِّرُ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَإِنْ خَيَّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَتَبَايَعَا عَلَى ذَلِكَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ وَإِنْ تَفَرَّقَا بَعْدَ أَنْ تَبَايَعَا وَلَمْ يَتْرُكْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا الْبَيْعَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki : «iki kişi alış veriş yaparlarsa beraber bulunup birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe onlardan her biri muhayyerdir. Meğer ki, biri diğerini muhayyer bıraka! Şayet biri diğerini muhayyer bırakır da, bu şartla alış veriş yaparlarsa bey' vâcib olmuştur. Alış verişi yaptıktan sonra ayrılırlarda ikisinden biri satıştan vazgeçmezse yine bey' vâcib olmuştur.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 54
Sahîh-i Müslim 3856

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، كِلاَهُمَا عَنْ سُفْيَانَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ نَافِعٌ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْبَيْعِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مِنْ بَيْعِهِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا أَوْ يَكُونُ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَإِذَا كَانَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ فِي رِوَايَتِهِ قَالَ نَافِعٌ فَكَانَ إِذَا بَايَعَ رَجُلاً فَأَرَادَ أَنْ لاَ يُقِيلَهُ قَامَ فَمَشَى هُنَيَّةً ثُمَّ رَجَعَ إِلَيْهِ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ile İbni Ebî Ömer ikisi birden Süfyân'dan rivayet ettiler. Züheyr dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Nâfi' yazdırdı; kendisi Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Alış veriş yapan iki kişi bey'i tamamladılar mı birbirlerinden ayrılmadıkça yahut satışları muhayyerlik şartiyle olmadıkça, her biri satrş akdinde muhayyerdir. Satışları muhayyerlik şartiyle yapılmışsa bey' vâcib olmuştur.» buyurdular. İbni Ebî Ömer kendi rivayetinde şunu ziyâde etti: «Nâfi' dediki: İbni Ömer bir kimse ile alış veriş yapar da satışı bozmak istemezse kalkarak biraz yürür, sonra onun yanına dönerdi.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 55
Sahîh-i Müslim 3857

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، و يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ وَابْنُ حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ، عُمَرَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعُ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize İsmâîl b. Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen ıivâyet etti, dediler. İbni Dînâr, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Alış veriş yapan herhangi İki kimse arasında birbirlerinden ayrılmadıkça satış yoktur. Ancak muhayyerlik şartiyle yapılan satış müstesna!» buyurdular. İzah için buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 56
Sahîh-i Müslim 3858

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ، عَلِيٍّ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Amr b. Alî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd ile Abdurrahmân b. Mehdî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Ebu'l-Halîrden, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Hakîm b. Hizâm'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Alış veriş yapanlar birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Eğer doğru söyler ve (her şeyi) beyân ederlerse satışlarında kendilerine bereket verilir; yalan söyler ve (hakikati) gizlerlerse satışlarının bereketi gider.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 57
Sahîh-i Müslim 3859

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ، يُحَدِّثُ عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏ قَالَ مُسْلِمُ بْنُ الْحَجَّاجِ وُلِدَ حَكِيمُ بْنُ حِزَامٍ فِي جَوْفِ الْكَعْبَةِ وَعَاشَ مِائَةً وَعِشْرِينَ سَنَةً ‏.‏

{…} Bize Amr b. Alî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm, Ebu't-Teyyâh'dan rivayet etti. Demişki: Abdullah b. Hâris'i, Hakîm b. Hizâm'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet ederken dinledim. Müslim b. Haccâc der ki: «Hakîm b. Hizam Kâ'be'nin İçinde doğmuş ve yüz yirmi sene yaşamıştır.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 58
Sahîh-i Müslim 3860

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ، عُمَرَ يَقُولُ ذَكَرَ رَجُلٌ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ يُخْدَعُ فِي الْبُيُوعِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ بَايَعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَكَانَ إِذَا بَايَعَ يَقُولُ لاَ خِيَابَةَ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve ibni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı, ötekiler: Bize İsmail b. Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti, dediler, ibni Dinar, ibni Ömer'i şunu söylerken işitmiş : Bir adam alış verişte aldanırdığını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e andı da Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kiminle alış veriş yaparsan: Aldatmaca yok! de.» buyurdular. Artık o zât alış veriş yaparken: Aldatmaca yok! derdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 59
Sahîh-i Müslim 3861

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ، الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَلَيْسَ فِي حَدِيثِهِمَا فَكَانَ إِذَا بَايَعَ يَقُولُ لاَ خِيَابَةَ ‏.‏

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de Abdullah b. Dinar'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Onların hadîsinde: «Artık o zât alış veriş yaparken: Aldatmaca yok! derdi.» ibaresi yoktur

Kaynak: Kitap 21, Hadis 60
Sahîh-i Müslim 3862

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُبْتَاعَ

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) meyveyi olgunlaştığı anlaşılıncaya kadar satmayı yasak etti. Bundan satanı da alanı da nehî buyurdu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 61
Sahîh-i Müslim 3863

حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

{…} Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den; o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 1538 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 62
Sahîh-i Müslim 3864

وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَزْهُوَ وَعَنِ السُّنْبُلِ حَتَّى يَبْيَضَّ وَيَأْمَنَ الْعَاهَةَ نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُشْتَرِيَ ‏.‏

Bana Alî b. Hucr Es-Sa'dî ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail, Eyyûb'dan, o da Nafi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem) meyvesi olgunlaşıncaya kadar hurmayı, dânesi beyazlaşıp afetten emin oluncaya kadar başağı satmaktan men' etti. (Bundan) satıcıyı da, müşteriyi de nehî buyurdular. İzah 1538 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 63
Sahîh-i Müslim 3865

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَتَذْهَبَ عَنْهُ الآفَةُ قَالَ يَبْدُوَ صَلاَحُهُ حُمْرَتُهُ وَصُفْرَتُهُ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki: Bîze Cerîr, Yahyâ b. Saîd'den, o da Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. ibni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Meyveyi olgunluğu zuhur edip âfetten kurtuluncaya kadar satmayın!» buyurdular. İbni Ömer: «Olgunluğu zuhur etmek; Meyvenin kızarması ve sararmasıdır.» demiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 64
Sahîh-i Müslim 3866

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ يَحْيَى، بِهَذَا الإِسْنَادِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ لَمْ يَذْكُرْ مَا بَعْدَهُ

{…} Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdülvehhab, Yahya'dan bu isnâdla: «Olgunluğu zuhur edinceye kadar.» diye rivayet etti; ondan sonrasını zikretmedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 65
Sahîh-i Müslim 3867

حَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ عَبْدِ الْوَهَّابِ ‏.‏

{…} Bize ibni Rafi' rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhâk, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Abdülvehhab hadisinin mislini haber verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 66
Sahîh-i Müslim 3868

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ وَعُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏

{…} Bize Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. (Dediki): Bana Mûsâ b. Ukbe, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik ile Ubeydullah hadîsi gibi rivayette bulundu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 67
Sahîh-i Müslim 3869

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏"‏ ‏

Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb ve Kuteybe b. Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullan­dı. Ötekiler: Bize İsmâîl yâni İbni Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan rivayet etti; o da İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş, dediler: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Olgunlaştığı meydana çıkıncaya kadar meyveyi satmayın!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 68
Sahîh-i Müslim 3870

وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فِي حَدِيثِ شُعْبَةَ فَقِيلَ لاِبْنِ عُمَرَ مَا صَلاَحُهُ قَالَ تَذْهَبُ عَاهَتُهُ ‏.‏

{…} Bana bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân, Süfyân'dan rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki râvi Abdullah b. Dinar'dan bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Şu'be hadîsinde şunu ziyâde etmiştir: «İbni Ömer'e: Onun olgunlaşması nedir? diye soruldu. İbni Ömer: Âfeti gider; dedi.» Bu Hadislerin devamı başka bir sayfada dilerseniz buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 69
Sahîh-i Müslim 3871

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى - أَوْ نَهَانَا - رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَطِيبَ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. H. Bize Ahmed b. Yûnus dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehî buyurdu; yahut bizi nehî buyurdu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 70
Sahîh-i Müslim 3872

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا رَوْحٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏.‏

Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ravh rivayet etti. Ebü Âsim ile Ravh demişlerki: Bize Zekeriyyâ b. İshâk rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Dînâr rivayet etti. O da Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olgunluğu meydana çıkıncaya kadar meyveyi satmaktan nehi buyurdu.» İzah 1538 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 71
Sahîh-i Müslim 3873

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ، فَقَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَأْكُلَ مِنْهُ أَوْ يُؤْكَلَ وَحَتَّى يُوزَنَ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ مَا يُوزَنُ فَقَالَ رَجُلٌ عِنْدَهُ حَتَّى يَحْزَرَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Mürra'dan, o da Ebu'l-Bahterî'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: İbni Abbâs'a hurma satışını sordum da: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahibi yiyinceye yahut yenilinceye ve tartılıncaya kadar hurmayı satmaktan nehî buyurdu; dedi. Bunun üzerine ben: Tartılacak ne demek? diye sordum. İbni Abbâs'ın yanında bulunan bir adam: Göz kararı ile ölçülünceye kadar; dedi.» İzah 1538 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 72
Sahîh-i Müslim 3874

حَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي، نُعْمٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثِّمَارَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا ‏"‏ ‏.‏

Bana Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, babasından, o da İbni Ebî Nu'm'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Meyveleri olgunlukları zuhur edinceye kadar satın almayın!» buyurdular. Bu sayfanın devamı ve izah için burayı tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 73
Sahîh-i Müslim 3875

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ، نُمَيْرٍ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ - وَاللَّفْظُ لَهُمَا - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den naklen haber verdi. H. Bize İbni Numeyr ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Lâfız onlarındır. (Dedilerki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize Zührî, Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), olgunluğu anlaşılıncaya kadar meyve satışından ve yaş hurmayı kuru hurma mukabilinde satmaktan nehî buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 74
Sahîh-i Müslim 3876

قَالَ ابْنُ عُمَرَ وَحَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا ‏.‏ زَادَ ابْنُ نُمَيْرٍ فِي رِوَايَتِهِ أَنْ تُبَاعَ ‏.‏

{….} İbni Ömer şöyle demiş: Bize Zeyd b. Sabit de anlattı ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ariyye (denilen) hurmaların satışına ruhsat vermiş. İbni Numeyr kendi rivayetinde: «Satılmasını» tabirini ziyade etti. Bu sayfanın devamını okumak için buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 75
Sahîh-i Müslim 3877

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ سَوَاءً ‏.‏

Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele rivayet ettiler. Lâfız Harmele'nindir. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Saîd b. Müseyyeb ile Ebû Seleme b. Abdirrahmân rivayet ettiler ki, Ebû Hureyre şunları söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Olgunluğu zahir oluncaya kadar meyveyi satın almayın! Kuru hurma mukabilinde yaş hurmayı da satın oImayın I» buyurdular. İbni Şihâb: «Bana Salim b. Abdillâh b. Ömer dahî babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin tamamiyle mislini rivayet etti.» demiş. İzah için buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 76
Sahîh-i Müslim 3878

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ ثَمَرُ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ وَالْمُحَاقَلَةُ أَنْ يُبَاعَ الزَّرْعُ بِالْقَمْحِ وَاسْتِكْرَاءُ الأَرْضِ بِالْقَمْحِ ‏.‏ قَالَ وَأَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ سَالِمٌ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ رَخَّصَ بَعْدَ ذَلِكَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِالرُّطَبِ أَوْ بِالتَّمْرِ وَلَمْ يُرَخِّصْ فِي غَيْرِ ذَلِكَ

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ukayl'den, o da İbni Şihâb'dan, o da Saîd b. Müseyyeb'den naklen rivayet ettiki, Resûlulllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene ve mühâkale satışından nehî buyurmuş. Müzâbene: Hurmanın yemişinin kuru hurma mukabilinde satılması; muhâkale de: Ekinin buğday mukabilinde satılması ve yerin buğday mukabilinde kiralanmasıdır. Saîd şöyle demiş : Bana Salim b. Abdillâh, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj den naklen haber verdiki: «Olgunlaştığı zahir olmadıkça meyveyi satın almayın; kuru hurma mukabilinde taze hurmayı da satın almayın!» buyurmuşlar. Salim şunu söyledi: Bana Abdullah, Zeyd b. Sâbit'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bundan sonra ariyyenin taze veya kuru hurma mukabilinde satılmasına ruhsat vermiş, bundan başkasına ruhsat vermemiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 77
Sahîh-i Müslim 3879

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ، بْنِ ثَابِتٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ لِصَاحِبِ الْعَرِيَّةِ أَنْ يَبِيعَهَا بِخَرْصِهَا مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den, onun da Zeyd b. Sabit'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ariyye sahibine onu göz kararı ile kuru hurma mukabilinde satmak için ruhsat verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 78
Sahîh-i Müslim 3880

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يُحَدِّثُ أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرِيَّةِ يَأْخُذُهَا أَهْلُ الْبَيْتِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا يَأْكُلُونَهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Nafi' haber verdiki, Abdullah b. Ömer'i, Zeyd b. Sâbit'den naklen rivayet ederken dinlemiş, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir ailenin göz karariyle kuru hurma mukabilinde alarak taze tâze yiyecekleri ariyye hakkında ruhsat vermiş.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 79
Sahîh-i Müslim 3881

وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

{…} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. (Dediki): Yahya b. Saîd'i: Bu isnadla bu hadîsin mislini bana Nâfi' haber verdi; derken işittim

Kaynak: Kitap 21, Hadis 80
Sahîh-i Müslim 3882

وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَالْعَرِيَّةُ النَّخْلَةُ تُجْعَلُ لِلْقَوْمِ فَيَبِيعُونَهَا بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym, Yahya b. Saîd'den naklen bu isnadla haber verdi. Yalnız o: «Ariyye, bir kavme tahsis olunan hurmalıktır. Onlar da onu göz karariyle kuru hurma mukabilinde satarlar.» dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 81
Sahîh-i Müslim 3883

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏ قَالَ يَحْيَى الْعَرِيَّةُ أَنْ يَشْتَرِيَ الرَّجُلُ ثَمَرَ النَّخَلاَتِ لِطَعَامِ أَهْلِهِ رُطَبًا بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Muhammed b. Rumh b. Muhacir rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti. (Abdullah şöyle demiş:) Bana Zcyd b. Sabit rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mukabilinde göz karariyle kuru hurma vermek suretiyle (yapılan) ariyye satışına ruhsat vermiş. Yahya şöyle demiş: «Ariyye, bir kimsenin çotuğuna çocuğuna taze hurma yedirmek için birkaç hurma ağacının yemişini göz kararı ile kuru hurma vererek satın almasıdır.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 82
Sahîh-i Müslim 3884

وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا أَنْ تُبَاعَ بِخَرْصِهَا كَيْلاً ‏.‏

Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. (Dediki): Bana Nâfi', îbni Ömer'den, o da Zeyd b. Sâbit'den naklen rivayette bulundu ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ariyyeler hakkında göz karariyle ölçerek satışa ruhsat vermiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 83
Sahîh-i Müslim 3885

وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ أَنْ تُؤْخَذَ بِخَرْصِهَا ‏.‏

Bize bu hadîsi ibni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, UbeyduIIah'dan bu isnâdla rivayette bulundu; ve: «Göz karariyle alınmasına» dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 84
Sahîh-i Müslim 3886

وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِيهِ عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا ‏.‏

Bize Ebu'r-Babî' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana bu hadisi Ali b. Hucr da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardırki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göz kararı ile ariyyelerin satılması hakkında ruhsat vermiştir. İzah için buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 85
Sahîh-i Müslim 3887

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِمْ مِنْهُمْ سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ وَقَالَ ‏ "‏ ذَلِكَ الرِّبَا تِلْكَ الْمُزَابَنَةُ ‏"‏ ‏.‏ إِلاَّ أَنَّهُ رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ النَّخْلَةِ وَالنَّخْلَتَيْنِ يَأْخُذُهَا أَهْلُ الْبَيْتِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا يَأْكُلُونَهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yâni İbni Bilâl, Yahya'dan —ki İbni Saîd'dir—, o da Büşeyr b. Yesâr'dan, o da biri Sa'd b. Ebî Hasme olmak üzere hemşehrileri bâzı ashâb-ı Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taze hurmayı kuru hurma karşılığında satmaktan nehyetmiş ve: «Bu ribâdir; bu müzâbenedir.» buyurmuş. Yalnız ariyyenin, bir-iki ağaç hurmanın yemişini satmağa ruhsat vermiş. Onu bir hâne halkı kuru hurma ile takdir ederek alır; taze taze yerlermiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 86
Sahîh-i Müslim 3888

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى، بْنِ سَعِيدٍ عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَصْحَابِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَالُوا رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize ibni Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Büşeyr b. Yesâr'dan, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bâzı ashâbından naklen haber verdi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kuru hurma ile takdir etmek suretiyle ariyyeyi satmağa ruhsat verdi.» demişler

Kaynak: Kitap 21, Hadis 87
Sahîh-i Müslim 3889

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى غَيْرَ أَنَّ إِسْحَاقَ وَابْنَ الْمُثَنَّى جَعَلاَ مَكَانَ الرِّبَا الزَّبْنَ وَقَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ الرِّبَا ‏.‏

Bize Mulhammed b. Müsennâ ile ishâk b. İbrahim ve ibni Ebî Ömer hep birden Sekafî'den rivayet ettiler. Demişki: Ben Yahya b. Saîd'i şöyle derken işittim: Bana Büşeyr b. Yesâr hemşehrileri bâzı ashab-ı Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdiki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehîy buyurmuş... Ravi Sekafî, Süleyman b. Bilâl'in Yahya'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuş; yalnız îshâk ile İbni Müsennâ (ribâ) yerine (zebn) kelimesini koymuşlar; İbni Ebî Ömer ise (ribâ) demiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 88
Sahîh-i Müslim 3890

وَحَدَّثَنَاهُ عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ، سَعِيدٍ عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

{…} Bize bu hadîsi Amru'n-Nâkıd ile İbni Numeyr de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Yahya b. Saîd'den, o da Büşeyr b. Yesar'dan, o da Sehl b. Ebî Hasme'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarıkilerin hadîsleri gibi rivayette bulundu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 89
Sahîh-i Müslim 3891

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ، بْنِ كَثِيرٍ حَدَّثَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، مَوْلَى بَنِي حَارِثَةَ أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، وَسَهْلَ بْنَ أَبِي حَثْمَةَ، حَدَّثَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ إِلاَّ أَصْحَابَ الْعَرَايَا فَإِنَّهُ قَدْ أَذِنَ لَهُمْ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Hasen-i Hulvâni rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Velîd b. Kesîr'den rivayet etti. (Demişki): Bana Benî Hârise'nin âzâdlısı Büşeyr b. Yesâr rivayet etti. Ona da Râfi' b. Hadîc ile Sehl b. Ebi Hasme rivayet etmişler ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene (yâni) taze hurmayı kuru hurma karşılığında satmaktan nehî buyurmuş; yalnız ariyye sahipleri müstesna! Çünkü onlara izin vermiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 90
Sahîh-i Müslim 3892

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ قُلْتُ لِمَالِكٍ حَدَّثَكَ دَاوُدُ بْنُ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، - مَوْلَى ابْنِ أَبِي أَحْمَدَ - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ أَوْ فِي خَمْسَةِ - يَشُكُّ دَاوُدُ قَالَ خَمْسَةٌ أَوْ دُونَ خَمْسَةٍ - قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Mâlik'e: Sana Dâvûd b. Husayn, İbni Ebi Ahmed'in azâdlısı Ebû Süfyân'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beş veskten daha az yahut beş vesklik (beş mi yoksa beşten az mı dediğinde râvi Dâvûd şekk etmiştir) ariyyelerin göz kararı ile satışına ruhsat vermiş (değilmi?) dedim. Mâlik: — Evet; cevâbını verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 91
Sahîh-i Müslim 3893

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الْكَرْمِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e: Nâfi'deıı dinlediğim, onun da ibni Ömer'den naklen rivayet et­tiği şu hadisi okudum : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneyi yasak ettiler. Müzâbene taze hurmayı kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak ve taze üzümü kuru üzüm mukabilinde ölçekle satmaktır.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 92
Sahîh-i Müslim 3894

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ، بِشْرٍ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ بَيْعِ ثَمَرِ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعِ الْعِنَبِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً وَبَيْعِ الزَّرْعِ بِالْحِنْطَةِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Ona da Abdullah haber vermiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene-den (yâni) hurmanın yemişini kuru hurma mukabilinde ölçekle satmaktan; taze üzümü ölçekle kuru üzüm mukabilinde satmaktan ve ekini buğday mukabilinde ölçekle satmaktan nehî buyurmuş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 93
Sahîh-i Müslim 3895

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ

{…} Bize bu hadîsi yine Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zaide, Ubeydullah'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet eyledi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 94
Sahîh-i Müslim 3896

حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى، قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ ثَمَرِ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الزَّبِيبِ بِالْعِنَبِ كَيْلاً وَعَنْ كُلِّ ثَمَرٍ بِخَرْصِهِ ‏.‏

Bana Yahya b. Maîn ile Harun b. Abdillâh ve Hüseyn b. îsâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneden nehî buyurdu. Müzâbene : Hurmanın yemişini kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak ve kuru üzümü taze üzüm mukabilinde ölçekle satmaktır. Göz karariyle her meyveyi satmaktan da nehî buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 95
Sahîh-i Müslim 3897

حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ مَا فِي رُءُوسِ النَّخْلِ بِتَمْرٍ بِكَيْلٍ مُسَمًّى إِنْ زَادَ فَلِي وَإِنْ نَقَصَ فَعَلَىَّ ‏.‏

Bana Alî b. Hucr es-Sa'dî ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail yâni îbni İbrahim, Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da îbni Ömer'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneden nehî buyurmuş. Müzâbene: Hurmaların üzerindeki yemişi belli ölçekle satarak; artarsa benim, yetmezse ben tamamlayacağım demekmiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 96
Sahîh-i Müslim 3898

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize bu hadisi Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammâd rivâyet etti. ki): Bize Eyyûb bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivâyet etti

Kaynak: Kitap 21, Hadis 97
Sahîh-i Müslim 3899

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ أَنْ يَبِيعَ ثَمَرَ حَائِطِهِ إِنْ كَانَتْ نَخْلاً بِتَمْرٍ كَيْلاً وَإِنْ كَانَ كَرْمًا أَنْ يَبِيعَهُ بِزَبِيبٍ كَيْلاً وَإِنْ كَانَ زَرْعًا أَنْ يَبِيعَهُ بِكَيْلِ طَعَامٍ ‏.‏ نَهَى عَنْ ذَلِكَ كُلِّهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ قُتَيْبَةَ أَوْ كَانَ زَرْعًا

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbeneyi (yâni) bahçesinin yemişini hurma ise hurma mukabilinde ölçekle; bağ ise üzümünü kuru üzüm mukabilinde ölçekle; ekin ise kile ile zahire mukabilinde satmayı yasak etti. Bunların hepsinden nehî buyurdu. Kuteybe'nin rivayetinde: «veya ekin ise» denilmiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 98
Sahîh-i Müslim 3900

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنِي الضَّحَّاكُ، ح وَحَدَّثَنِيهِ سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ

{…} Bana bu hadîsi Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus rivayet etti. H. Bize bu hadîsi İbni Rafi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bana Dahhâk haber verdi. H. Bana bu hadîsi Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. (Dediki): Bana Mûsâ b. Ukbe rivayet etti. Bu râvüerin hepsi Nâfi'den bu isnâdla yukarıkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır

Kaynak: Kitap 21, Hadis 99
Sahîh-i Müslim 3901

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ نَخْلاً قَدْ أُبِّرَتْ فَثَمَرَتُهَا لِلْبَائِعِ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim aşılanmış bir hurmalık satarsa onun meyvesi satana aiddir; meğer ki, müşteri (meyveyi) şart koşmuş ola!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 100
Sahîh-i Müslim 3902

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا نَخْلٍ اشْتُرِيَ أُصُولُهَا وَقَدْ أُبِّرَتْ فَإِنَّ ثَمَرَهَا لِلَّذِي أَبَّرَهَا إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الَّذِي اشْتَرَاهَا‏"‏ ‏.‏

Bize Muhamsned b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi de Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki); Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeyduliah Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Herhangi bir hurmalığın ağaçları aşılanmış olarak satın alınırsa o hurmalığın meyvesi aşılayana aiddir; meğerki, satın alan kimse (meyveyi) şart koşmuş ola!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 101
Sahîh-i Müslim 3903

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا امْرِئٍ أَبَّرَ نَخْلاً ثُمَّ بَاعَ أَصْلَهَا فَلِلَّذِي أَبَّرَ ثَمَرُ النَّخْلِ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen haber verdi ki. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Herhangi bir kimse bir hurmalığı aşılar da sonra ağaçlarını satarsa, hurmalığın meyvesi aşılayana aittir; meğer ki müşteri şart koşmuş ola!» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 102
Sahîh-i Müslim 3904

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize bu hadîsi Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmü de rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Hammâd rivâyet etti. H. hadîsi bana Züheyr b. Harb dahi rivâyet etti. ki): Bize îsmâîl rivâyet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla bu hadisin benzerini rivâyet etti

Kaynak: Kitap 21, Hadis 103
Sahîh-i Müslim 3905

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ، سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ نَخْلاً بَعْدَ أَنْ تُؤَبَّرَ فَثَمَرَتُهَا لِلَّذِي بَاعَهَا إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ وَمَنِ ابْتَاعَ عَبْدًا فَمَالُهُ لِلَّذِي بَاعَهُ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şibâb'dan, o da Salim b. Abdillâh b. Ömer'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti. (Demiş ki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim : «Her kim bir hurmalığı aşılandıktan sonra satın alırsa, o hurmalığın meyvesi satana aid olur; meğer ki, müşteri şart koşmuş ola! Ve her kim bir köle satın alırsa, o kölenin malı satana aiddir; meğer ki, müşteri şart koşmuş ola!»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 104
Sahîh-i Müslim 3906

وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

{…} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler : Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti, dediler

Kaynak: Kitap 21, Hadis 105
Sahîh-i Müslim 3907

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ أَبَاهُ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ بِمِثْلِهِ ‏.‏

{…} Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Salim b. Abdillâh b. Ömer rivayet etti ki, babası: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bu hadîsin mislini îrâd buyururken işittim.» demiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 106
Sahîh-i Müslim 3908

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا جَمِيعًا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ يُبَاعُ إِلاَّ بِالدِّينَارِ وَالدِّرْهَمِ إِلاَّ الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Hep birden dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Cüreyc'den, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkale, müzâbene ve muhabereden, olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehî buyurdu. Ariyyeler müstesna, altınla gümüşten başka bir şeyle satış yapılmaz.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 107
Sahîh-i Müslim 3909

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، وَأَبِي، الزُّبَيْرِ أَنَّهُمَا سَمِعَا جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ بِمِثْلِهِ ‏.‏

{…} Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim haber verdi, (Dediki): Bize İbni Cüreyc, Ata ile Ebu'z-Zübeyr'den naklen haber verdi. Onlar da Câbir b. Abdillâh'ı: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu... derken îşitmiştir. Râvi yukarıki hadîs gibi rivayette bulundu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 108
Sahîh-i Müslim 3910

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ الْجَزَرِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ، جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى تُطْعِمَ وَلاَ تُبَاعُ إِلاَّ بِالدَّرَاهِمِ وَالدَّنَانِيرِ إِلاَّ الْعَرَايَا ‏.‏ قَالَ عَطَاءٌ فَسَّرَ لَنَا جَابِرٌ قَالَ أَمَّا الْمُخَابَرَةُ فَالأَرْضُ الْبَيْضَاءُ يَدْفَعُهَا الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ فَيُنْفِقُ فِيهَا ثُمَّ يَأْخُذُ مِنَ الثَّمَرِ ‏.‏ وَزَعَمَ أَنَّ الْمُزَابَنَةَ بَيْعُ الرُّطَبِ فِي النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً ‏.‏ وَالْمُحَاقَلَةُ فِي الزَّرْعِ عَلَى نَحْوِ ذَلِكَ يَبِيعُ الزَّرْعَ الْقَائِمَ بِالْحَبِّ كَيْلاً ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Mahled b. Yezîd el-Cezerî haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Atâ', Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), muhabere, muhâkale ve müzâbeneden, bir de olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehî buyurmuşlar. Ariyyeler müstesna gümüşle altından başka bir şeyle satış yapılmazmış. Atâ', demiş ki: Câbir bize tefsirde bulunarak şunları söyledi: Muhabere, boş tarlayı sahibinin birine vermesi, alanın da ona sarfiyatta bulunması, sonra sahibinin meyveden (bir miktar) almasıdır. Câbir müzâbenenin, hurmalıktaki taze hurmayı kuru hurma mukabilinde ölçekle satmak olduğunu söyledi. Ekinde yapılan bunun gibi bir şeydir; sahibi başağındaki ekini ölçekle sat

Kaynak: Kitap 21, Hadis 109
Sahîh-i Müslim 3911

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ أَبِي خَلَفٍ، كِلاَهُمَا عَنْ زَكَرِيَّاءَ، قَالَ ابْنُ أَبِي خَلَفٍ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ عَدِيٍّ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَبِي أُنَيْسَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الْمَكِّيُّ، وَهُوَ جَالِسٌ عِنْدَ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَأَنْ تُشْتَرَى النَّخْلُ حَتَّى تُشْقِهَ - وَالإِشْقَاهُ أَنْ يَحْمَرَّ أَوْ يَصْفَرَّ أَوْ يُؤْكَلَ مِنْهُ شَىْءٌ - وَالْمُحَاقَلَةُ أَنْ يُبَاعَ الْحَقْلُ بِكَيْلٍ مِنَ الطَّعَامِ مَعْلُومٍ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ النَّخْلُ بِأَوْسَاقٍ مِنَ التَّمْرِ وَالْمُخَابَرَةُ الثُّلُثُ وَالرُّبُعُ وَأَشْبَاهُ ذَلِكَ ‏.‏ قَالَ زَيْدٌ قُلْتُ لِعَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ أَسَمِعْتَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَذْكُرُ هَذَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrâbîm ile Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef ikisi birden Zekeriyya'dan rivayet ettiler. İbni Ebî Halef dediki: Bize Zekeriyya b. Adiy rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Zeyd b. Ebî Uneyse'den naklen naber verdi. (Demişki): Bize Ebu'l-Velîd-i Mekkî, kendisi Atâ' b. Ebî Rabâh'ın yanında otururken Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti ki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâbene ile muharebeden ve işkâah hâline gelinceye kadar hurma satın almaktan nehî buyurmuş. İşkâah: Hurmanın kızarması veya sararması yahut bazı tanelerinin yenilmeye başlanmasıdır. Mühâkale, ekinliğin mâlûm bir zahire mukabilinde ölçekle satılmasıdır. Müzâbene, hurmalığın (meyvesi) birkaç yük kuru hurma karşılığında satılmasıdır. Muhabere ise: Üçte bir, dörtte bir ve buna benzer şeylerdir. (Râvi) Zeyd demiş ki: Atâ' b. Ebî Rabâh'a : Sen Câbir b. Abdillah'ı bu hadîsi ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklederken işittinmi? diye sordum. Ata': — Evet; cevâbını verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 110
Sahîh-i Müslim 3912

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ، مِينَاءَ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى تُشْقِحَ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ لِسَعِيدٍ مَا تُشْقِحُ قَالَ تَحْمَارُّ وَتَصْفَارُّ وَيُؤْكَلُ مِنْهَا ‏.‏

Bize Abdullah b. Hâşim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Selîm b. Hayyân rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Mînâ', Câbir b. Abdillâh'dan rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzabene, muhâkale ve muhabereden, bir de işkâh haline gelinceye kadar meyveyi satmaktan nehî buyurdular. Selîm demiş ki: Saîd'e işkâh haline gelir ne demek? diye sordum. — Kızarır, sararır ve yenmeye başlar (demektir) cevâbını verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 111
Sahîh-i Müslim 3913

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْغُبَرِيُّ، - وَاللَّفْظُ لِعُبَيْدِ اللَّهِ - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، وَسَعِيدِ بْنِ مِينَاءَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ، عَبْدِ اللَّهِ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُعَاوَمَةِ وَالْمُخَابَرَةِ - قَالَ أَحَدُهُمَا بَيْعُ السِّنِينَ هِيَ الْمُعَاوَمَةُ - وَعَنِ الثُّنْيَا وَرَخَّصَ فِي الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Ömer EI-Kavârîrî ile Muhammed b. Ubeyd el-Guberî rivayet ettiler. Lâfız Ubeydullah'ındir. (Dedilerki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebu'z-Zübeyr ile Saîd b. Mînâ'dan, onlar da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkale, müzâbene, muâveme ve muhabereden nehî buyurdu. (Ebu'z-Zübeyr ile Saîd'den biri: Birkaç yıllığına satış yapmak... işte muâvene budur, demiş.) istisnâlı satışı da yasak etti. Yalnız ariyyelere ruhsat verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 112
Sahîh-i Müslim 3914

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ عُلَيَّةَ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لاَ يَذْكُرُ بَيْعُ السِّنِينَ هِيَ الْمُعَاوَمَةُ ‏.‏

{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Alî b. Hucr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize ismâîl yâni İbni Uleyye, Eyyub'dan, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o «Birkaç yıllığına satış yapmak... işte muâveme budur.» cümlesini zikretmedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 113
Sahîh-i Müslim 3915

وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، حَدَّثَنَا رَبَاحُ بْنُ، أَبِي مَعْرُوفٍ قَالَ سَمِعْتُ عَطَاءً، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ وَعَنْ بَيْعِهَا السِّنِينَ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَطِيبَ ‏.‏

Bana îshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd rivayet etti. (Dediki): Bize Rabâh b. Ebî Ma'rûf rivayet etti, (Dediki): Atâ'yı Câbîr b. Abdillâh'dan rivayet ederken dinledim. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeri kiralamaktan, onu birkaç yıllığına satmaktan ve olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmaktan nehî buyurdu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 114
Sahîh-i Müslim 3916

وَحَدَّثَنِي أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - عَنْ مَطَرٍ الْوَرَّاقِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ ‏.‏

Bana Ebû Kâmil Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd, Matar-i Verrâk'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdilİâh'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeri kiraya vermekten nehî buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 115
Sahîh-i Müslim 3917

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفَضْلِ، - لَقَبُهُ عَارِمٌ وَهُوَ أَبُو النُّعْمَانِ السَّدُوسِيُّ - حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا مَطَرٌ الْوَرَّاقُ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا فَإِنْ لَمْ يَزْرَعْهَا فَلْيُزْرِعْهَا أَخَاهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fadl rivayet etti. (Lâkabı Ârim'dir. Ebu'n-Nu'mân es-Sedûsî bu zâttır.) (Dediki): Bize Mehdi b. Meymûn rivayet etti. (Dediki): Bize Matar El-Verrâk, Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin yeri varsa onu eksin; kendisi ekmezse onu dîn kardeşine ektirsin!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 116
Sahîh-i Müslim 3918

حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا هِقْلٌ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ لِرِجَالٍ فُضُولُ أَرَضِينَ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ فَضْلُ أَرْضٍ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا أَخَاهُ فَإِنْ أَبَى فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hakem b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hikl yâni îbni Ziyâd, Evzâî'den, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazı kimselerin fazla yerleri vardı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin fazla yeri varsa onu ya eksin yahud dîn kardeşine bahşetsin. Bunu yapmazsa yerine sâhib olsun!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 117
Sahîh-i Müslim 3919

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ مَنْصُورٍ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، أَخْبَرَنَا الشَّيْبَانِيُّ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَخْنَسِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُؤْخَذَ لِلأَرْضِ أَجْرٌ أَوْ حَظٌّ ‏.‏

Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Mansûr er-Râzî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybânî, Bükeyr b. Ahnes'den, o da Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yer için ücret veya pay alınmasını yasak etti

Kaynak: Kitap 21, Hadis 118
Sahîh-i Müslim 3920

حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ أَنْ يَزْرَعَهَا وَعَجَزَ عَنْهَا فَلْيَمْنَحْهَا أَخَاهُ الْمُسْلِمَ وَلاَ يُؤَاجِرْهَا إِيَّاهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülmelik, Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin yeri varsa onu eksin; ekmeye gücü yetmeyip bundan âciz kalıyorsa müslüman kardeşine bahşetsin; ama yeri ona îcârla vermesin!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 119
Sahîh-i Müslim 3921

وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، قَالَ سَأَلَ سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى عَطَاءً فَقَالَ أَحَدَّثَكَ جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيُزْرِعْهَا أَخَاهُ وَلاَ يُكْرِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Süleyman b. Mûsâ Atâ'ya sordu: Sana Câbir b. Abdillâh Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Her kimin yeri varsa onu ya eksin yahud dîn kardeşine ektirsin; ama kiraya vermesin!» buyurduğunu rivayet etti mi? dedi. Atâ': — Evet, cevâbını verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 120
Sahîh-i Müslim 3922

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhabereden nehî buyurmuş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 121
Sahîh-i Müslim 3923

وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ، حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ، حَيَّانَ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مِينَاءَ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَ لَهُ فَضْلُ أَرْضٍ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيُزْرِعْهَا أَخَاهُ وَلاَ تَبِيعُوهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ لِسَعِيدٍ مَا قَوْلُهُ وَلاَ تَبِيعُوهَا يَعْنِي الْكِرَاءَ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bana Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd rivayet etti. (Dediki): Bize Selim b. Hayyân rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Mînâ' rivayet etti. (Dediki): Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işittim: Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin fazla yeri varsa onu eksin yahud dîn kardeşine ektirsin. Bu yerleri satmayın!» buyurdular. (Râvi Selim demiş ki): Bunun üzerine Saîd'e: «Bu yerleri satmayın! sözü ne demektir; kirayı mi kasdediyor?» dedim. — Evet, cevâbını verdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 122
Sahîh-i Müslim 3924

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كُنَّا نُخَابِرُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنُصِيبُ مِنَ الْقِصْرِيِّ وَمِنْ كَذَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ فَلْيُحْرِثْهَا أَخَاهُ وَإِلاَّ فَلْيَدَعْهَا‏"‏ ‏.‏

Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir'den rivayet etti. Şöyle demiş: Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında muhabere yapar da kesmikten ve şundan bundan alırdık. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kimin yeri varsa onu ya eksin yahud dîn kardeşine ektirsin; aksi takdirde o yeri (hâline) bıraksın!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 123
Sahîh-i Müslim 3925

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، - قَالَ ابْنُ عِيسَى حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، - حَدَّثَنِي هِشَامُ بْنُ سَعْدٍ، أَنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ الْمَكِّيَّ، حَدَّثَهُ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كُنَّا فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَأْخُذُ الأَرْضَ بِالثُّلُثِ أَوِ الرُّبُعِ بِالْمَاذِيَانَاتِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ذَلِكَ فَقَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا فَإِنْ لَمْ يَزْرَعْهَا فَلْيَمْنَحْهَا أَخَاهُ فَإِنْ لَمْ يَمْنَحْهَا أَخَاهُ فَلْيُمْسِكْهَا ‏"‏ ‏.‏

Bana Ebu't-Tâhir ile Ahmed b. îsâ hep birden İbni Vehb'den rivayet ettiler. İbni îsâ dediki: Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Hişâm b. Sa'd rivayet etti. Ona da Ebu'z-Zübeyr Mekkî rivayet etmiş. (Demişki): Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işittim: Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında su kenarlarını sahibine vermek şartiyle arazîyi üçte birine yahut dörtte birine alırdık. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu mesele için ayağa kalkarak: «Kimin yeri varsa onu eksin; ekmezse dîn kardeşine bahşetsin. Dîn kardeşine bahşetmezse ona sahib olsun!» buyurdular

Kaynak: Kitap 21, Hadis 124
Sahîh-i Müslim 3926

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَهَبْهَا أَوْ لِيُعِرْهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): (Bize Yahya b. Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Süleyman'dan rivayet etti. (Demişki): Ebû Süfyân, Câbir'den rivayet etti. Câbir Şöyle demiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Kimin yeri varsa onu ya hibe etsin; yahud emaneten versin!» buyu­rurken işittim

Kaynak: Kitap 21, Hadis 125
Sahîh-i Müslim 3927

وَحَدَّثَنِيهِ حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو الْجَوَّابِ، حَدَّثَنَا عَمَّارُ بْنُ رُزَيْقٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ فَلْيُزْرِعْهَا رَجُلاً ‏"‏ ‏.‏

Bana bu hadîsi Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Cevvâb rivayet etti. (Dediki): Bize Ammâr b. Ruzeyk, A'meş'den bu isnâdla rivayette bulundu. Yalnız o: «Onu eksin yahut bir kimseye ektirsin.» şeklinde söyledi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 126
Sahîh-i Müslim 3928

وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي سَلَمَةَ حَدَّثَهُ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ أَبِي عَيَّاشٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ ‏.‏ قَالَ بُكَيْرٌ وَحَدَّثَنِي نَافِعٌ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ كُنَّا نُكْرِي أَرْضَنَا ثُمَّ تَرَكْنَا ذَلِكَ حِينَ سَمِعْنَا حَدِيثَ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ‏.‏

Bana Hârûn b. Saîd el-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr yâni İbnî Haris haber verdi. Ona da Bükeyr, ona da Abdullah b. Ebî Seleme Nu'man b. Ebî Ayyâş'dan, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen rivayet etmiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeri kiraya vermekten nehî buyurmuşlar. Bükeyr demiş ki: Bana Nâfi' de rivayet etti ki, İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş: «Biz vaktiyle arazîmizi kiraya verirdik; sonra Râfi' b. Hadîc hadîsini duyunca bundan vaz geçtik.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 127
Sahîh-i Müslim 3929

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الأَرْضِ الْبَيْضَاءِ سَنَتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) boş arazîyi iki veya üç seneliğine satmaktan nehî buyurdu.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 128
Sahîh-i Müslim 3930

وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ شَيْبَةَ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ حُمَيْدٍ الأَعْرَجِ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَتِيقٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ السِّنِينَ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ أَبِي شَيْبَةَ عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ سِنِينَ ‏.‏

Bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Humeyd-i A'rac'dan, o da Süleyman b. Atîk'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birkaç yıllığına (yapılan) satışı yasak etti.» ibni Ebî Şeybe'nin rivayetinde: «Meyveyi birkaç yıllığına satmayı...» denilmiştir. Bu sayfanın devamı için buraya tıklayın

Kaynak: Kitap 21, Hadis 129
Sahîh-i Müslim 3931

حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ، أَبِي كَثِيرٍ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا أَخَاهُ فَإِنْ أَبَى فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hasan b. Alî EI-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye, Yahya b. Ebî.Kesîr'den, o da Ebû Seleme b. Abdirrahmân'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yeri varsa onu eksin yahud dîn kardeşine bahşetsin; bunu yapmazsa yerine sahib olsun!» buyurdular. İzah 1547 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 130
Sahîh-i Müslim 3932

وَحَدَّثَنَا الْحَسَنُ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، أَنَّ يَزِيدَ بْنَ نُعَيْمٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْحُقُولِ ‏.‏ فَقَالَ جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْمُزَابَنَةُ الثَّمَرُ بِالتَّمْرِ ‏.‏ وَالْحُقُولُ كِرَاءُ الأَرْضِ ‏.‏

Bize Hasan-ı Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye, Yahya b. Ebî Kesîr'den rivayet etti. Ona da Yezîd b. Nuaym, ona da Câbir b. Abdillâh haber vermişki, Câbir, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i müzâbene ile hukulden nehî buyururken işitmiş. Câbir b. Abdillâh demişki: «Müzâbene, hurmanın taze yemişini kuru hurma karşılığında satmak; hukul ise yeri kiraya vermektir.» İzah 1547 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 131
Sahîh-i Müslim 3933

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ ‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub yâni İbni Abdirrahmân El-Kaari, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkale ile müzâbeneden nehi buyurdular.» demiş. İzah 1547 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 132
Sahîh-i Müslim 3934

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، أَنَّ أَبَا سُفْيَانَ، مَوْلَى ابْنِ أَبِي أَحْمَدَ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ ‏.‏ وَالْمُزَابَنَةُ اشْتِرَاءُ الثَّمَرِ فِي رُءُوسِ النَّخْلِ ‏.‏ وَالْمُحَاقَلَةُ كِرَاءُ الأَرْضِ ‏.‏

Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Mâlik b. Enes, Dâvûd b. Husayn'dan naklen haber verdi. Ona da İbni Ebî Ahmed'in âzâdlısı Ebû Süfyân haber vermiş ki, kendisi Ebû Saîd-i Hudrî'yi şunu söylerken işitmiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzabene ile mühâkaleyi yasak etti. Müzâbene hurmanın üzerindeki meyveyi satın almak; muhâkale de yeri kiraya vermektir.» İzah 1547 de

Kaynak: Kitap 21, Hadis 133
Sahîh-i Müslim 3935

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، قَالَ أَبُو الرَّبِيعِ حَدَّثَنَا وَقَالَ، يَحْيَى أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ كُنَّا لاَ نَرَى بِالْخِبْرِ بَأْسًا حَتَّى كَانَ عَامُ أَوَّلَ فَزَعَمَ رَافِعٌ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهُ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya iîe Ebu'r-Rabî' el-Atekî rivayet ettiler. Ebu'r-Rabî' (Bize rivayet etti) tâbirini kullandı. Yahya ise: Bize Hammâd b. Zeyd, Amr'dan naklen haber verdi, dedi. Amr demiş ki: Ben İbni Ömer'i şunu söylerken işittim: «Biz vaktiyle muhaberede bir beis görmezdik. Nihayet geçen sene Râfi', Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in onu yasak ettiğini söyledi.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 134
Sahîh-i Müslim 3936

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، وَإِبْرَاهِيمُ، بْنُ دِينَارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ عُلَيَّةَ - عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كُلُّهُمْ عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ وَزَادَ فِي حَدِيثِ ابْنِ عُيَيْنَةَ فَتَرَكْنَاهُ مِنْ أَجْلِهِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana Alî b. Hucr ile îbrâhîm b. Dînârda rivayet ettiler. (Dedilerki): Bûe ismâîl yâni ibni Uleyye, Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize İshâk b. îbrâhîm dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Bu railerin hepsi Amr b. Dinar'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. İbni Uyeyne hadîsinde: «Bundan dolayı biz onu terk ettik» cümlesini ziyade etmiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 135
Sahîh-i Müslim 3937

وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ عُمَرَ لَقَدْ مَنَعَنَا رَافِعٌ نَفْعَ أَرْضِنَا ‏.‏

Bana Alî b. Hucr rivayet etti. (Dediki): Bize îsmâîl, Eyyûb'dan, o da Ebu'l-Halil'den, o da Mücâhid'den naklen rivayet etti. Demişki : «İbni Ömer: Vallahi Râfi' bizi arazîmizin faydasından menetti, dedi.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 136
Sahîh-i Müslim 3938

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، كَانَ يُكْرِي مَزَارِعَهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي إِمَارَةِ أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَصَدْرًا مِنْ خِلاَفَةِ مُعَاوِيَةَ حَتَّى بَلَغَهُ فِي آخِرِ خِلاَفَةِ مُعَاوِيَةَ أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ يُحَدِّثُ فِيهَا بِنَهْىٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلَ عَلَيْهِ وَأَنَا مَعَهُ فَسَأَلَهُ فَقَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ كِرَاءِ الْمَزَارِعِ ‏.‏ فَتَرَكَهَا ابْنُ عُمَرَ بَعْدُ ‏.‏ وَكَانَ إِذَا سُئِلَ عَنْهَا بَعْدُ قَالَ زَعَمَ رَافِعُ بْنُ خَدِيجٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهَا ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey', Eyyûb'dan, o da Nâfi'den naklen haber verdi. (Naî' şöyle demiş): İbni Ömer tarlalarını Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde, Ebû Bekr, Ömer ve Osman'ın Emirlikleri ile Muâviye'nin hilâfetinin ilk zamanlarında kiraya verirdi. Nihayet Muâviye'nin hilâfetinin sonunda duydu ki, Râfi' b. Hadîc bu hususta Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yasak ettiğine dâir hadîs rivayet ediyormuş! Ben de yanında olduğum halde hemen onun yanına girerek sordu. Râfi': — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ekinliklerin kiraya verilmesini yasak ediyordu; dedi. Bunun üzerine ibni Ömer artık bu işten vaz geçti. Bir daha kendisine bu mesele sorulursa: Râfi' b. Hadîc Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bunu yasak ettiğini söyledi; derdi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 137
Sahîh-i Müslim 3939

وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ وَزَادَ فِي حَدِيثِ ابْنِ عُلَيَّةَ قَالَ فَتَرَكَهَا ابْنُ عُمَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَكَانَ لاَ يُكْرِيهَا ‏.‏

{…} Bize Ebu'r-Rabî' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Alî b. Hucr da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir., ibni Uleyye hadîsinde: «Artık bundan sonra îbni Ömer bu işi terk etti; tarlalarını kiraya vermiyordu!» cümlesini ziyâde etmiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 138
Sahîh-i Müslim 3940

وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ ذَهَبْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ إِلَى رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ حَتَّى أَتَاهُ بِالْبَلاَطِ فَأَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الْمَزَارِعِ ‏.‏

Bize îbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Şöyle demiş: «îbni Ömer'le birlikte Râfi' b. Hadîc'e gittim. Rafi' Balat'da İbni Ömer'in yanına gelerek ona Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ekinlikleri kiraya vermekten nehî buyurduğunu haber verdi.»

Kaynak: Kitap 21, Hadis 139
Sahîh-i Müslim 3941

وَحَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي خَلَفٍ، وَحَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ عَدِيٍّ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ زَيْدٍ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ أَتَى رَافِعًا فَذَكَرَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

{…} Bana ibni Ebî Halef ile Haccâc b. Şâir rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Zekeriyyâ b. Adiy rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Amr, Zeyd'den; o da Hakem'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdiki, îbni Ömer Râfi'e gelmiş. O da bu hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etmiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 140
Sahîh-i Müslim 3942

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، - يَعْنِي ابْنَ حَسَنِ بْنِ يَسَارٍ - حَدَّثَنَا ابْنُ، عَوْنٍ عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، كَانَ يَأْجُرُ الأَرْضَ - قَالَ - فَنُبِّئَ حَدِيثًا عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ - قَالَ - فَانْطَلَقَ بِي مَعَهُ إِلَيْهِ - قَالَ - فَذَكَرَ عَنْ بَعْضِ عُمُومَتِهِ ذَكَرَ فِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ ‏.‏ قَالَ فَتَرَكَهُ ابْنُ عُمَرَ فَلَمْ يَأْجُرْهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn yâni İbni Hasan b. Yesâr rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Avn, Nâfi'den naklen rivayet etti ki, îbni Ömer toprağı kiraya veriyormuş. Nâfi' demiş ki: Sonra Râft b. Hadic'in bir hadîs rivayet ettiğini duydu. Hemen beni alarak onun yanma gitti. O da amcalarının bazısından rivayette bulundu. Bu hadîste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen onun yeri kiraya vermekten nehî buyurduğunu söyledi. Bunun üzerine İbni Ömer bu işi bıraktı; ve tarlayı kiraya vermez oldu

Kaynak: Kitap 21, Hadis 141
Sahîh-i Müslim 3943

وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ فَحَدَّثَهُ عَنْ بَعْضِ، عُمُومَتِهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

{…} Bu hadîsi bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn bu isnâdla rivayette bulundu; ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen amcalarının bâzılarından ona hadîs rivayet etti, dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 142
Sahîh-i Müslim 3944

وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يُكْرِي أَرَضِيهِ حَتَّى بَلَغَهُ أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ الأَنْصَارِيَّ كَانَ يَنْهَى عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ فَلَقِيَهُ عَبْدُ اللَّهِ فَقَالَ يَا ابْنَ خَدِيجٍ مَاذَا تُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي كِرَاءِ الأَرْضِ قَالَ رَافِعُ بْنُ خَدِيجٍ لِعَبْدِ اللَّهِ سَمِعْتُ عَمَّىَّ - وَكَانَا قَدْ شَهِدَا بَدْرًا - يُحَدِّثَانِ أَهْلَ الدَّارِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ ‏.‏ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَقَدْ كُنْتُ أَعْلَمُ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ الأَرْضَ تُكْرَى ثُمَّ خَشِيَ عَبْدُ اللَّهِ أَنْ يَكُونَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَحْدَثَ فِي ذَلِكَ شَيْئًا لَمْ يَكُنْ عَلِمَهُ فَتَرَكَ كِرَاءَ الأَرْضِ ‏.‏

Bana Abdülmeük b, Şuayb b. Leys b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâîid, İbni Şibâb'dan rivayet etti ki, şöyle demiş: Bana Salim b. Abdillâh haber verdi ki, Abdullah b. Ömer arazîsini kiraya verirmiş. Nihayet Râfi1 b. Hadîc-i Ensârî'nin yeri kiralamaktan nehî ettiğini duymuş. Abdullah onunla buluşarak: — Ey ibni Hadic! Sen yerin kiraya verilmesi hususunda Rcsülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den ne gibi hadîs rivayet ediyorsun? demiş. Râfi' b. Hadic: — İki tane amcamdan —ki ikisi de Bedir gazasına iştirak etmişlerdir— bu belde halkına rivayet ederlerken işittim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yeri kiraya vermekten nehî buyurmuş; cevabını vermiş. Abdullah: — Vallahi ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde yerin kiraya verilirdiğini biliyorum; demiş. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu hususta kendinin bilmediği bir hüküm ihdas etmiş olmasından korkarak yeri kiraya vermekten vaz geçmiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 143
Sahîh-i Müslim 3945

وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَيَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ عُلَيَّةَ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ كُنَّا نُحَاقِلُ الأَرْضَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنُكْرِيهَا بِالثُّلُثِ وَالرُّبُعِ وَالطَّعَامِ الْمُسَمَّى فَجَاءَنَا ذَاتَ يَوْمٍ رَجُلٌ مِنْ عُمُومَتِي فَقَالَ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَمْرٍ كَانَ لَنَا نَافِعًا وَطَوَاعِيَةُ اللَّهِ وَرَسُولِهِ أَنْفَعُ لَنَا نَهَانَا أَنْ نُحَاقِلَ بِالأَرْضِ فَنُكْرِيَهَا عَلَى الثُّلُثِ وَالرُّبُعِ وَالطَّعَامِ الْمُسَمَّى وَأَمَرَ رَبَّ الأَرْضِ أَنْ يَزْرَعَهَا أَوْ يُزْرِعَهَا وَكَرِهَ كِرَاءَهَا وَمَا سِوَى ذَلِكَ ‏.‏

Bana Alî b. Hucr Es-Sa'dî iie Yâkûb b. îbrahîm rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmâîî yâni İbnî Uleyye, Eyyûb'dan, o da Ya'Iâ b. Hakîm'den, o da Süleyman b. Yesârdan, o da Râfi' b. Hadîc'den naklen rivayet etti. Râfi' şöyle demiş : «Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında arazîye mühâkale yapar; onu üçte birle, dertte birle ve muayyen miktar zâhîre ile kiraya verirdik; Derken bir gün bize amcalarımdan bit zât gelerek: Bize faydalı olan bir işten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi nehi buyurdu; ama Allah ve Resulüne itaat bizim için daha faydalıdır: Arazîye muhâkale yaparak üçte birle, dörtte birle ve muayyen miktar zahire ile kiraya vermeyi bize yasak etti. Ve arazî sahibine yerini ya ekmesini yahut ektirmesini emir buyurdu; kiraya vermeyi ve bundan başkasını kabul etmedi, dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 144
Sahîh-i Müslim 3946

وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، قَالَ كَتَبَ إِلَىَّ يَعْلَى بْنُ حَكِيمٍ قَالَ سَمِعْتُ سُلَيْمَانَ بْنَ يَسَارٍ، يُحَدِّثُ عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ كُنَّا نُحَاقِلُ بِالأَرْضِ فَنُكْرِيهَا عَلَى الثُّلُثِ وَالرُّبُعِ ‏.‏ ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ عُلَيَّةَ ‏.‏

{…} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hamnıâd b. Zeyd, Eyyûb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ya'lâ b. Hakîm yazdı. (Dediki): Süleyman b. Yesar'ı, Râfi' b. Hadîc'den naklen rivayet ederken dinledim. Râfi' şöyle demiş : «Vaktiyle bir arazîye muhâkaîe yapar; onu üçte bîrle, dörtte birle kiraya verirdik...» Bundan sonra râvi, ibni Uleyye hadisi gibi rivayette bulunmuştur

Kaynak: Kitap 21, Hadis 145
Sahîh-i Müslim 3947

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ، كُلُّهُمْ عَنِ ابْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ حَكِيمٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏

{…} Bize Yahya b. Habîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. H. Bize Amr b. Alî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâlâ rivayet etti. H. Bize İshâk b. îbrâhîm dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abde haber verdi. Bu râvilerin hepsi ibni Ebî Arübe'den, o da Yala b. Hakim'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 146
Sahîh-i Müslim 3948

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، عَنْ يَعْلَى بْنِ، حَكِيمٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ يَقُلْ عَنْ بَعْضِ عُمُومَتِهِ ‏.‏

{…} Bana bu hadîsi Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Cerîr b. Hâzim, Ya'lâ b. Hakîm'den bu isnadla, o da Râfi' b. Hadîc'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. Ama: «Amcalarından birinden» demedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 147
Sahîh-i Müslim 3949

حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُسْهِرٍ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنِي أَبُو عَمْرٍو الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ أَبِي النَّجَاشِيِّ، مَوْلَى رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ عَنْ رَافِعٍ، أَنَّ ظُهَيْرَ بْنَ رَافِعٍ، - وَهُوَ عَمُّهُ - قَالَ أَتَانِي ظُهَيْرٌ فَقَالَ لَقَدْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَمْرٍ كَانَ بِنَا رَافِقًا ‏.‏ فَقُلْتُ وَمَا ذَاكَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَهُوَ حَقٌّ ‏.‏ قَالَ سَأَلَنِي كَيْفَ تَصْنَعُونَ بِمَحَاقِلِكُمْ فَقُلْتُ نُؤَاجِرُهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ عَلَى الرَّبِيعِ أَوِ الأَوْسُقِ مِنَ التَّمْرِ أَوِ الشَّعِيرِ ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ فَلاَ تَفْعَلُوا ازْرَعُوهَا أَوْ أَزْرِعُوهَا أَوْ أَمْسِكُوهَا ‏"‏ ‏.‏

Bana ishâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Müshir haber verdi. (Dediki): Bana Yahya b. Hamza rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Amr Evzâî, Râfi' b. Hadîc'in âzâdlısı Ebu'n-Necâşî'den, o da Râfi'den, o da amcası Zuhayr'dan naklen rivayet etti. Râfi' şöyle demiş : «Zuhayr bana gelerek: Vallahi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize faydalı olan bir şeyi bize yasak etti; dedi. Ben: — Ne o? Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söylediği şey haktır; dedim. — Bana: Ekinliklerinizi ne yapıyorsunuz? diye sordu. Ben de: Biz onları kimi dere boyları bizim olmak üzere, kimi de birkaç yük kuru hurma veya arpa mukabilinde îcâra veriyoruz yâ Resûlâllah! dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu yapmayın! Onları ya kendiniz ekin; yahud ektirin; veyahud (kimseye vermeyip) sahib olun!» buyurdular, dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 148
Sahîh-i Müslim 3950

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ، عَنْ أَبِي النَّجَاشِيِّ، عَنْ رَافِعٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا وَلَمْ يَذْكُرْ عَنْ عَمِّهِ ظُهَيْرٍ

{…} Bize Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi, İkrime b. Ammâr'dan, o da Ebu'n-Necâşî'den, o da Râfi'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu isnadla rivayette bulundu. Yalnız «Amcası Zuhayr'den» ifâdesini zikretmedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 149
Sahîh-i Müslim 3951

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ قَيْسٍ، أَنَّهُ سَأَلَ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ، فَقَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ قَالَ فَقُلْتُ أَبِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ فَقَالَ أَمَّا بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ فَلاَ بَأْسَ بِهِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e: Rabîa b. Ebî Abdirrahmân'dan dinlediğim, onun da Hanzale b. Kays'dan rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Hanzale Râfi' b. Hadîc'e arazînin îcârı meselesini sormuş da Râfi': — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arazîyi îcâra vermeyi yasak etti; cevabını vermiş. Hanzale demiş ki: — Bunun üzerine ben: Altın ve gümüşle mi (verilecek)? diye sordum. Râfi': — Altın ve gümüşe gelince: Onlarda bir beis yoktur; dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 150
Sahîh-i Müslim 3952

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي، عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدَّثَنِي حَنْظَلَةُ بْنُ قَيْسٍ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ سَأَلْتُ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ، بِالذَّهَبِ وَالْوَرِقِ فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِهِ إِنَّمَا كَانَ النَّاسُ يُؤَاجِرُونَ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمَاذِيَانَاتِ وَأَقْبَالِ الْجَدَاوِلِ وَأَشْيَاءَ مِنَ الزَّرْعِ فَيَهْلِكُ هَذَا وَيَسْلَمُ هَذَا وَيَسْلَمُ هَذَا وَيَهْلِكُ هَذَا فَلَمْ يَكُنْ لِلنَّاسِ كِرَاءٌ إِلاَّ هَذَا فَلِذَلِكَ زُجِرَ عَنْهُ ‏.‏ فَأَمَّا شَىْءٌ مَعْلُومٌ مَضْمُونٌ فَلاَ بَأْسَ بِهِ ‏.‏

Bize İsha rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ b. Yûnus haber verdi, (Dediki): Bize Evzâî, Rabîa b. Ebî Abdirrahmân'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Hanzale b. Kays el-Ensârî rivayet etti. (Dediki): Râfi' b. Hadic'e arazîyi altın ve gümüşle kâr meselesini sordum da : Onda bir beis yoktur; halk Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında su boyları, ark başları tarla sahiplerine tahsis edilmek veya ekinden bîr şeyler vermek şartiyle îcâr yaparlar; kimi birine aid olan yer telef olur, ötekinin hissesi selâmette kalır; kimi ötekinin hissesi kurtulur, berikininki telef olurdu. Halk için bundan başka îcâr şekli yoktu îşte bu sebepten dolayı ondan nehî buyuruldu. Ama malûm ve garantili bir şey olursa onda beis yoktur, dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 151
Sahîh-i Müslim 3953

حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ، الزُّرَقِيِّ أَنَّهُ سَمِعَ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، يَقُولُ كُنَّا أَكْثَرَ الأَنْصَارِ حَقْلاً - قَالَ - كُنَّا نُكْرِي الأَرْضَ عَلَى أَنَّ لَنَا هَذِهِ وَلَهُمْ هَذِهِ فَرُبَّمَا أَخْرَجَتْ هَذِهِ وَلَمْ تُخْرِجْ هَذِهِ فَنَهَانَا عَنْ ذَلِكَ وَأَمَّا الْوَرِقُ فَلَمْ يَنْهَنَا ‏.‏

Biie Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b, Uyeyne, Yahya b. Saîd'den, o da Hanzale-i Züraki'den naklen rivayet etti ki, Hanzale. Râfi' b. Hadîc'i şunu söylerken işitmiş: «Biz Ensârın en çok tarla sahibi olanlarındandik. Yeri, şurası bizim, şurası kiracıların olmak şartiyle îcâr ederdik. Çok defa da birinin yeri mahsul getirir; Ötekininki getirmezdi. Bundan dolayı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi bundan nehî buyurdu; ama gümüşle icardan nehyetmedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 152
Sahîh-i Müslim 3954

حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

{…} Bize Ebu'r-Rabi' rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bize îbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. Bu raviler hep birden Yahya b. Saîd'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 153
Sahîh-i Müslim 3955

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي، شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، كِلاَهُمَا عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ السَّائِبِ، قَالَ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَعْقِلٍ عَنِ الْمُزَارَعَةِ، فَقَالَ أَخْبَرَنِي ثَابِتُ بْنُ الضَّحَّاكِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَارَعَةِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ أَبِي شَيْبَةَ نَهَى عَنْهَا ‏.‏ وَقَالَ سَأَلْتُ ابْنَ مَعْقِلٍ ‏.‏ وَلَمْ يُسَمِّ عَبْدَ اللَّهِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid b. Ziyâd haber verdi. H. Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. Her iki râvi, Şeybânî'den, o da Abdullah b. Sâib'den naklen rivayette bulunmuşlardır. Abdullah b. Sâib şöyle demiş: Abdullah b. Ma'kıl'e müzâreayi sordum da şunu söyledi: Bana Sabit b. Dahhâk haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâreadan nehî buyurmuştur. Îbni Ebî Şeybe'nin rivayetinde: «Ondan nehî buyurdu» denilmiştir, îbni Sâib: «Ben îbni Ma'kıl'e sordum.» demiş; Abdullah'ın ismini söylememiştir

Kaynak: Kitap 21, Hadis 154
Sahîh-i Müslim 3956

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، الشَّيْبَانِيِّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ السَّائِبِ، قَالَ دَخَلْنَا عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْقِلٍ فَسَأَلْنَاهُ عَنِ الْمُزَارَعَةِ، فَقَالَ زَعَمَ ثَابِتٌ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَارَعَةِ وَأَمَرَ بِالْمُؤَاجَرَةِ وَقَالَ ‏ "‏ لاَ بَأْسَ بِهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hammad haber verdi. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Süleyman-ı Şeybânî'den, o da Abdullah b. Sâib'den naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş: Abdullah b. Ma'kil'in yanına girerek ona müzâreayı sorduk. (Dediki): Sâbit'in söylediğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzâreadan nehî, müâcereyi ise emir buyurmuş ve: «Onda bir beis yoktur.» demiş

Kaynak: Kitap 21, Hadis 155
Sahîh-i Müslim 3957

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَمْرٍو، أَنَّ مُجَاهِدًا، قَالَ لِطَاوُسٍ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى ابْنِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ فَاسْمَعْ مِنْهُ الْحَدِيثَ عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - قَالَ - فَانْتَهَرَهُ قَالَ إِنِّي وَاللَّهِ لَوْ أَعْلَمُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهُ مَا فَعَلْتُهُ وَلَكِنْ حَدَّثَنِي مَنْ هُوَ أَعْلَمُ بِهِ مِنْهُمْ - يَعْنِي ابْنَ عَبَّاسٍ - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لأَنْ يَمْنَحَ الرَّجُلُ أَخَاهُ أَرْضَهُ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَأْخُذَ عَلَيْهَا خَرْجًا مَعْلُومًا ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti, (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Amr'dan rivayet etti ki, Mücâhid Tâvûs'a; Haydi seninle Râfi' b. Hadîc'in oğluna gidelim de babasının Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)''den ona naklettiği hadîsi kendisinden dinle! demiş. Tavus onu (bundan) menetmiş. (Demişki): Vallahi ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhabereden nehî buyurduğunu bilsem onu yapmazdım. Lâkin bana bunu onlardan daha iyi bilen biri (yâni İbni Abbas) rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir adamın yerini dîn kardeşine menîha olarak vermesi, onun karşılığında malûm bir ücret almasından daha hayırlıdır.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 156
Sahîh-i Müslim 3958

وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، وَابْنُ، طَاوُسٍ عَنْ طَاوُسٍ، أَنَّهُ كَانَ يُخَابِرُ قَالَ عَمْرٌو فَقُلْتُ لَهُ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ لَوْ تَرَكْتَ هَذِهِ الْمُخَابَرَةَ فَإِنَّهُمْ يَزْعُمُونَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ ‏.‏ فَقَالَ أَىْ عَمْرُو أَخْبَرَنِي أَعْلَمُهُمْ بِذَلِكَ يَعْنِي ابْنَ عَبَّاسٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَنْهَ عَنْهَا إِنَّمَا قَالَ ‏ "‏ يَمْنَحُ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَأْخُذَ عَلَيْهَا خَرْجًا مَعْلُومًا ‏"‏ ‏.‏

Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr'dan; İbni Tâvûs da Tâvûs'dan naklen rivayet etti ki. Tâvûs muhabere yapıyormuş.. Amr demiş ki: Ona : Yâ Ebâ Abdirrahmân! Şu muhabereyi bıraksan iyi edersin; çünkü ashâb Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhabereden nehî buyurduğunu söylüyorlar; dedim. Bunun üzerine Tâvûs: — Ey Amr! Bana bunu onların en iyi bileni (yâni İbni Abbâs) haber verdi kî, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhabereyi yasak etmemiş; ancak: «Birinizin (yerini) dîn kardeşine menîha olarak vermesi, onun karşılığında malûm bir ücret almasından daha hayırlıdır.» buyurmuşlar, dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 157
Sahîh-i Müslim 3959

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الثَّقَفِيُّ، عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ جَمِيعًا عَنْ وَكِيعٍ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ شُعْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

{…} Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafi. Eyyûb'dan naklen rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim de rivayet ettiler. Bunların hepsi Vekî'den, o da Süfyân'dan naklen rivayet etmiş. H. Bize Muhammed b. Rumh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbnî Cüreyc'den naklen haber verdi. H. Bana Alî b. Hucr da rivayet etti. (Dediki): Bize Fadl b. Mûsâ, Şerîk'den, o da Şu'be'den rivayet etti. Bu râviierin hepsi Amr b. Dinar'dan, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'datt, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarıkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır

Kaynak: Kitap 21, Hadis 158
Sahîh-i Müslim 3960

وَحَدَّثَنِي عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، - قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، - أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لأَنْ يَمْنَحَ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ أَرْضَهُ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَأْخُذَ عَلَيْهَا كَذَا وَكَذَا ‏"‏ ‏.‏ لِشَىْءٍ مَعْلُومٍ ‏.‏ قَالَ وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ هُوَ الْحَقْلُ وَهُوَ بِلِسَانِ الأَنْصَارِ الْمُحَاقَلَةُ

Bana Abd b. Humeyd ile Muhammed b. Râfi' rivayet ettiler. Abd (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. İbni Râfi' İse: Bize Abdürrezzâk rivayet etti, dedi. Abdürrezzâk: Bize Ma'mer, İbni Tâvûs'dan, o da babasından, o da İbni Abbas'dan naklen haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bîrinizin yerini dîn kardeşine menîha olarak vermesi, o yere karşılık şun ve şunu (malûm bir şeye işaret ederek) almasından kendisi için daha hayırlıdır.» buyurmuşlar. Râvi demiş ki: «îbni Abbâs: O hakldır; o Ensarın diliyle muhâkaledir.» dedi

Kaynak: Kitap 21, Hadis 159
Sahîh-i Müslim 3961

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَبِي أُنَيْسَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ أَبِي زَيْدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ، عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَإِنَّهُ أَنْ يَمْنَحَهَا أَخَاهُ خَيْرٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Ca'fer er-Rakkî haber verdi. (Dediki): Bize UbeyduIIah b. Amr, Zeyd b. Ebî Üneyse'den, o da Abdülmelik b. Zeyd'den, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den naklen rivayet etti ki: «Bir kimsenin arazîsi olursa, şüphesiz onu dîn kardeşine meniha olarak vermesi daha hayırlıdır.» buyurmuşlar

Kaynak: Kitap 21, Hadis 160

Metin ve hükümler açık kaynaklı Hadith API'den (fawazahmed0/hadith-api). Hükümler adı geçen âlimlere aittir.